Emko Elektronik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan ISPALAR BUSİAD Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu tarafından organize edilen “Endüstri 4.0 Uygulamaları” konulu panelde konuşmacı oldu. Ispalar, “Türkiye’de Endüstriyel Devrime Geçiş ve Değer Zincirinde Uçtan Uca Dijital Entegrasyon” isimli sunumuyla Türkiye’nin imalat sektörünün Endüstri 4.0’a geçiş sürecinde sahip olduğu potansiyel ve dünya endüstriyel üretim ligindeki yeriyle ilgili çarpıcı veriler paylaştı.
Yoğun katılıma sahne olan ve moderatörlüğünü Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sedat Sami Ömeroğlu’nun yaptığı panele konuşmacı olarak Schneider Electric OEM Segment Müdürü Kerem Barlak, ABB Robotlar ve Robot Sistemleri Yerel Ürün Grup Müdürü Gürsen Torum ve Festo Müşteri Çözümleri Müdürü Fikret Kemal Akyüz de katılımda bulundu.
“Türkiye’de teknolojik olgunluk seviyesi düşük”
Ispalar, Endüstri 4.0’ın odağında elektronik sektörünün olduğunu ve Türkiye’deki elektronik sektörünün de 6 alt sektörden meydana geldiğini kaydederek, Türkiye’nin 2015 yılında elektronik sektörü adına 17 milyar dolarlık dış alım yaptığını, buna karşılık 6.5 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirdiğini belirtti. Sanayinin dünyada hızlı bir gelişim alanı bulduğunu ve sınırların kalkarak ülkelerin birbirine bir çok alanda eşitlendiğini hatırlatan Ispalar, düşen maliyetler nedeniyle batılı ülkelerin, bir zamanlar doğuya kaydırdıkları üretimi yeniden kendilerine geri çekmeye çalıştıklarını; Endüstri 4.0 uygulamalarının da üretimin ana katma değer kalemlerinin batıya dönmesi çalışması olduğunu vurguladı. Ispalar, Türkiye’nin imalatta gayrisafi katma değer paylarına göre dünyanın en iyi 15 üretici ülkesi listesinde 1990 yılında 13. sıradayken, 2000 yılında 15. sıraya ve 2013 yılında da 16. sıraya düştüğünü belirtti.
Katılımcıların Endüstri 2.0’dan Endüstri 4.0’a nasıl geçeceğiz sorusuna yanıt veren Ispalar, Bursa’daki fabrikaların bir çoğunun 2 sene içinde pazarda rekabet edebilmek için bu teknolojileri yurtdışından alarak Endüstri 4.0’a adapte olabileceğini, fakat teknolojik ve katma değeri yüksek üretim için bu teknolojileri üretebilmek gerektiğini vurguladı.
Ispalar, “Türkiye’de son yıllarda bu konuda önemli gayretler var. Ancak TÜİK’in 2015 verilerine göre imalat sanayindeki girişimlerin yüzde 58,9’u düşük teknoloji sınıfında. İmalat sanayimizin Endüstri 2.0 ve 3.0 arasında olduğunu söylemek mümkün. Firmalarımızın ortalama yüzde 22’si bu kavramla ilgili kapsamlı bilgiye sahip ve firmaların ancak yüzde 7’si geleceğe dönük teknolojik entegrasyon planı yapıyor. Maalesef ülkemizde geleceğin fabrikaları algısı ve teknolojik olgunluk seviyesi düşük. Akıllı fabrika yazılımları, robotik hatlar, otomasyon teknolojileri ve ekipmanlar konusunda Türkiye zayıf kalıyor. Devlet bu konuda ciddi politika geliştiriyor ve önemli bütçeler ayrılıyor ancak iş gücü sanayiden hizmet sektörüne kayıyor. Yeterli sayıda ve deneyimli iş gücü oluşmuyor. Sınırlı nitelikli iş gücü, yeni teknolojilerin yaygınlaşmasını engelliyor. Yatırım geri dönüşü beklentisinin kısa olması, daha uzun sürede kazanç getirmesi beklenen Endüstri 4.0 yatırımlarına olan ilgiyi azaltıyor. Oysa geleceğin fabrikalarında çalışanların yüzde 71’inin bugün mühendislerin sahip olduğu vasıflara ve becerilere değişik düzeylerde sahip olması gerekiyor. O nedenle ortak bir vizyon, üretimi yükseltecek bir ekonomik model, uzun vadeli eğitim - öğretim politikaları şart.” diye ekledi.
